Kaderiniz elimizde
İspanya Teknik Direktörü Del Bosque 28 Mart ve 1 Nisan´daki maçların grubu şekillendireceğini ve bu sınavlardan 4 puan hedeflediklerini açıkladı.
İspanya ile oynanacak kritik maçlara sayılı günler kala İspanyol Futbol Federasyonu’nun La Rosa’daki tesislerinde Vicente Del Bosque’nin konuğu olduk. Mutevazi kişiliğinden hiçbir şey yitirmeyen ve bize çok iyi bir ev sahipliği yapan deneyimli teknik adam, bütün sorularımıza açık yüreklilikle ve babacan tavrıyla yanıt verdi. Şimdi söz Türkiye’de unutulmaz
günler yaşadığını ve tekrar ülkemizi ziyaret edeceğini belirten Del Bosque’nin...
- Uzun süre kulüplerde görev yaptınız, şimdi ise milli takımı çalıştırıyorsunuz. Mutlu musunuz?
Evet, benim için değişik bir deneyim. Kulüplerde daha yoğun bir iş ortamı olduğu bir gerçek ancak milli takımda da bayağı stresli günler geçirebiliyoruz. Fakat mutlu olduğum kesin çünkü sevdiğim bir işi yapıyorum.
- Milli takımda bir teknik adamın takıma katkısı ne kadar? Kulüptekinden farklı mı?
Teknik direktörlerin sorumluluğu da büyük olduğu için katkıları da zaman zaman farklı olabiliyor. Ancak bunu yüzde olarak vermek istemiyorum. Aragones’in EURO 2008’de takıma yaptığı katkıyı herkes gördü. Müthiş bir iş başardı. İspanya turnuva ilerledikçe daha iyi oynadı. Ancak kulüp bazında ve milli takımda bunun farklı olduğunu düşünmüyorum.
- Siz iki Türkiye maçı için farklı bir taktik uygulayacak mısınız?
Türkiye maçları tabii ki çok önemli. Grupta kritik bir döneme girdik. Ancak açık söylemeliyim ki, diğer maçlar gibi Türkiye karşısına da aynı hırs ve aynı kazanma arzusu ile çıkacağız. İki maçta da galip gelmek istiyoruz. Yine de bu karşılaşmaların grupta oynadığımız öbür rakiplerden değişik olduğunu düşünmüyorum.
- Bu maçlardan beklentiniz nedir? Kaç puan bekliyorsunuz?
Dediğim gibi iki maçı da kazanmak için çıkacağız. Bu güç ve kalite bizde var, fakat 4 puan bizim için ideal olur. Yani 4 puan aldığımızda Dünya Kupası Finalleri’ne gitmeyi büyük ölçüde garanti altına almış olacağız. Bu en büyük hedefimiz.
- Sayın Terim de bu iki maçtan sonra ‘grup şekillenir’ dedi. Sizce?
Evet şekillenebilir. Biz 4 puan alırsak, şekillenir. Ama 2 maç da berabere biterse bizim için şok bir durum olmaz. Bana göre iki beraberlikte Türkiye ikincilik için gruptaki diğer rakiplere şans vermiş olur. Kısacası 2 puanın bizim için avantaj ancak Türkiye için büyük bir dezavantaj oluşturacağını düşünüyorum...
- Maçı neden Madrid’de oynamak istediniz?
İspanya burada uzun süredir maç yapıyor. Açıkçası burayı iyi tanıyorum ve iyi bir atmosferin olacağını düşünüyorum. Aslında takımda çok Real’li oyuncu yok. Fakat yine de stad dolacak ve büyük bir olasılıkla 80 bin seyirciden destek göreceğiz. Bu bizim için avantaj. Onları arkamızda hissetmek ve böylesine güzel bir stada bu kritik sınavı vermek olumlu bir düşüncedir.
- İspanya EURO 2008’den farklı bir taktikle mi oynuyor?
Sayın Aragones daha önce de söylediğim gibi mükemmel bir takım bıraktı bana. Futbolcularım Avrupa Şampiyonu olduktan sonra yeni bir hedefe kilitlendi. Bizde taktik fazla değişmedi. Yine hızlı ve pozitif bir futbol anlayışı ile sahaya çıkacağız.
- Türk Milli Takımı’nı nasıl buluyorsunuz?
Türkiye son yıllarda inanılmaz bir çıkış yakaladı. O kadar çok yetenekli oyuncularınız var ki saymakla bitmez. Arda, Tuncay, Emre, Hamit, Semih, Mehmet Topal ve tabii ki Nihat. Özellikle EURO 2008’deki performansınızla herkesin beğenisini kazandınız.
- Kuralar çekildiğinde Türkiye’den çekindiniz mi, şimdi durum ne?
Kuralar çekildiğinde zaten herkes kağıt üzerinde gördü. Bizim grupta favori olduğumuz ve Türkiye’nin de normal şartlarda bizi zorlayacağı aşikardı. Fakat maç oynanmadan kesin konuşmak olmaz. Önümüzdeki iki maç olaya biraz daha açıklık getirir. Yine de özellikle İstanbul’daki maçta dikkatli olmamız gerektiğini hepimiz biliyoruz.
- Fatih Terim hakkında düşünceleriniz?
Fatih Terim zaten kendisini kanıtlamış bir teknik adam. Kazandığı başarılar ortada. Son Avrupa Şampiyonası’nda Türkiye’yi yarı finale kadar taşıdığını herkes gördü. Bunu zor şartlarda yaptı, takımda çok eksik de vardı. Benim Terim’de en çok sevdiğim özellik, Türk oyunculara savaşçı ruhu kazandırıyor. Sonuna kadar mücadele etmelerini sağlıyor ve bunu takımı inanılmaz hırslandırarak, maçın son dakikalarına kadar pes etmemeleri gerektiğini söyleyerek yapıyor.
- Türkiye İspanya’yı 2 maçta da yenerse Terim’i İspanyol kulüpleri transfer eder mi?
Bu konuda kesin konuşamam. Çünkü İspanya farklı. Kulüplerin yapısı farklı, Fatih Terim Türk oyuncularına aşıladığı savaşçı ruhunu İspanya’daki kulüplerde futbolculara yapabilir mi, bunu açıkçası bilmiyorum.
- Türkiye Ligi’ni hala takip ediyormusunuz? Nasıl biliyorsunuz?
Türkiye Ligi’ndeki rekabet beni sevindiriyor. Sık sık televizyondan maçların görüntülerini izliyorum. Puan durumuna bakıyorum ki, mesela Ankaraspor bile bir ara zirvenin ortağı olmuştu. Turkcell Süper Lig’de müthiş bir kapışma var. Bu da kalitenin ve rekabetin arttığı gösteriyor.
- Beşiktaş’ın durumu hakkında görüşleriniz ne?
Beşiktaş gerçekten iyi bir seri yakaladı. Gerçi yönetim yine hoca değişikliğine gitti ama bu durum takıma olumlu yansımış gibi görünüyor. Denizli’yi o kadar iyi tanımıyorum ama tecrübeli olduğunu duydum. Ona ligin kalan haftalarında başarılar diliyorum.
- Türkiye’den en çok neyi ve kimleri özlediniz?
Türkiye’yi çok sevmiştim. Kısa kaldım, ancak özellikle ailem Türkiye’yi, Türk insanını çok sevmiş ve benimsemişti. İnsanların sıcak davranışları bizi çok etkiledi. Tarabya’yı çok sevmiştim. Biz orada oturmuştuk. Fatih Terim’in de orada oturduğunu biliyorum. Ailemle fırsat buldukça da Türkiye’ye tatile geleceğim. Çok güzel dostluklar kurduk. Bazı oyuncularla hala mailleşiyoruz. Tayfur’la görüşüyoruz. Şu an yardımcı hoca olarak görev yaptığını öğrendim. Buna çok sevindim.
Güiza’ya ihtiyacım var’
Güiza benim takımımda forma giydiği süre içinde hep katkı sağladı. Türkiye’de belki istediği futbolu ortaya koyamıyor ancak İspanya Milli Takımı’nda başka oynuyor. Takım arkadaşları onu çok seviyor ve onu çok destekliyor.
‘Aragones’e 2 yıl zaman tanıyın’
Aragones’i iyi tanırım. Başardığı işlerden dolayı da kendisine saygım var. Fakat ona biraz zaman tanınmalı. Zaten şu an Fenerbahçe’nin iyi bir çıkış yakaladığını öğrendim. Bana göre Aragones’e en az 2 yıl zaman tanınmalı. Zaten sözleşmesi de bu şekilde yapıldı.
‘Arda’yı çok ama çok beğeniyorum’
Türk Milli Takımı’nın özellikle Avrupa’da top koşturan oyuncularını beğeniyorum. Tuncay, Emre, Mehmet Topal, Semih ve Nihat aklıma ilk gelen isimler. Tabi ki Arda’yı da dikkatle izliyorum. Müthiş bir yetenek. Zaten duyduğuma göre en kısa sürede o da Avrupa’ya yelken açacakmış. Onu çok ama çok beğeniyorum
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder